İnternet Kampanyaları

EN SON KREDİ KARTI KAMPANYALARI

TAKSİTLİ ARABA KAMPANYALARI

Madde Madde Bağımlılık

             Madde Madde Bağımlılık

Kocaeli-İzmit / Yazan Anıl Kaya  Türkiye’ de bağımlılık ve bağımlılıkla mücadele

Bugün sizlere toplumun kanayan yarası olan; Sokaklarda karşımıza çıkmasıyla veya yakınlarımızdan kötü örneklerle bütün toplumu ilgilendiren bağımlılığın türleri, başlama sebepleri, bağımlılıktan kurtulma yolları, bağımlılığı aile içi ve toplumsal hayattaki karşılıkları, alışkanlıkla bağımlılık arasındaki farkları, ortaya koyan bir yazı hazırladık.

Bağımlılık nedir?

İnsan sağlına hastalıklardan bile çok etki eden madde kullanımı vücudumuza zararlı etki yapar. Örneğin; Sigara,Alkol ve bazı uyuşturucu maddeler insan ömrünü kısaltabilir hatta bitirebilir bu maddeler bireyin sinir sistemini uyuşturarak ruhsal dengeyi bozar. Bireyler bu tür maddeleri sürekli tüketmek isterler ve bir süre sonra öz denetimini yitirirler. Bu olaya Bağımlılık denir.

Bağımlılık geçmişte 2 gruba ayrılıyordu Fizyolojik ve Psikolojik günümüzde ise bu ayrım yapılmamaktadır. Fizyolojik bağımlılık maddenin varlığından dolayı ona duyulan istektir. Beden de uyuşturucu maddelere karşı bir adaptasyon gerçekleştirir. Madde alındığı zaman vücut’da ki zararlı etkenlere karşı vücut hücreler üreterek belirtilere karşı direnç göstermeye çalışır bu eylem sırasında vücut zarar görür.

Psikolojik bağımlılık vücudun ihtiyaçlarını giderme ya da tatmin etme amacıyla maddeye düşkünlüktür. Günümüzde Fizyolojik ve Psikolojik bağımlılık birlikte ele alınmaktadır. Çünkü kişide hem Psikolojik hemde Fizyolojik bağımlılıkların belirtilerini aynı anda gözlemleyebiliriz

Fizyolojik bağımlılıklar çok uzun süre sürmez kısa bir sürede kurtulunabilir. Ancak psikolojik bağımlılıklardan ,fizyolojik bağımlılıklardan kurtulunduğu gibi kısa sürede kurtulunamaz. Psikolojik bağımlılık çok daha uzun ve zorlu bir süreçtir. Bağımlı çok zor kurtulur. Bağımlı kişi çok uzun süre maddesiz kalırsa kişide hırçınlık, huysuzluk, hayalleri birbirine karıştırma, uykusuzluk gibi belirtiler görünür. Bu belirtilere “YOKSUNLUK” belirtileri adı verilir.

Yoksunluk ; Yoksunluk madde, ilaç ve alkol bağımlılarının çok uzun süre madde kullanmamasıyla ortaya çıkar. Kişinin yoksunluğa karşı dik durabilmesine “Tolerans” denir.

Ülkemizde Madde Bağımlılığına karşı yapılan çalışmalar…

Ülkemizde her ülkede olduğu gibi madde bağımlılığına karşı araştırmalar, uygulanacak politika ve yasalar belirlenebilmesi için büyük bir çalışma var.

(TUBİM) yani Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi , Emniyet genel müdürlüğünün 2012’de yapmış bulunduğu “bağımlılık yapıcı maddeler ve bağımlılık ile mücadele” en yaygın  maddenin  tütün %57 ile sonraki ise alkol %44 en son ise sakinleştirici ve sedatifler %13,5 ile yer almıştır. Esrar’ın orası sadece %1,6 iken kokain ise %0,4 olarak çok az bir kesimin kullandığı açıklanmıştır. Ülkemizde okullar ve iller genelinde uyuşturucu maddelere karşı çalışmalar var iken genç kesimler için henüz bir çalışma yönetmeliğe girmedi. Aile ve sosyal politikalar bakanlığı  Sağlık bakanlığı, Diyanet işleri bakanlığı, Emniyet genel müdürlüğü ve belediyeler destek çıkmaktadır.

İstanbul gençlik rehabilitasyon,  ve Meslek edindirme merkezi sokakta çalışan gençler için uyuşturucuyu bırakmalarında yardımcı oluyorlar.

(TUBİM) Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi

Tubim’in amacı uyuşturucu kullanan kesimin verilerini analiz ederek verilere göre stratejik kararlar vermektir. Tubim operasyonlarını özel kurumlar, kamu çalışanları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler gibi kurumlar ve topluluklar ile yürütmektedir.

TBMM’in Bağımlılık Hakkında Çıkardığı Yasalar.

*Madde kullanımın ve yeni başlamaların önlenmesi

*Tütün ve madde kullanımının % 25 azaltılması

*Madde bağımlılarının tıbbi ve sosyal rehabilitasyonlarının sağlanarak topluma kazandırılması

*Madde kullanımını önlemeye yönelik halk sağlığını destekleyen ve değiştiren programların eş güdümü içinde eş zamanlı uygulanması

Madde kullanımının aile ekonomisine etkileri nelerdir ?

Ülkemizde gün geçtikçe madde bağımlılığı artıyor. Bu nedenle de madde satan kişiler para kazanıyor. Peki bu para nereye gidiyor ?

Maddeler Ülkemize kaçak yollarla sokulduğu için maddelerden edilinilen gelirin çoğu teröristlere gidiyor. Sadece maddi zarara uğramayıp bide teröristleri ailenizin eline geçen belkide zorla kazandığı parayı teröristler ele geçiriyor. Peki bunu önlemek için ne yapılmalı. Aile büyükleri ve fertleri yeni kesim gençleri yetiştirirken ellerinden geldiği kadar daha düzgün ortamlarda yetiştirmeliler. Gencin arkadaş çevresini ve takıldığı mekanları sürekli kontrol ve iletişim halinde olmalılar. Gencin sadece ihtiyaçlarına yetecek kadar para verilmelidir. Genç kesimi spora ve müzik aletlerine yönlendirilmelidir.

“Gençlere sahip çıkılmalıdır aksi taktirde gençlerimiz madde bağımlıları olur. Gençlerimize sahip çıkalım bugünden  yarınımızı öldürmeyelim. Geleceğimizi koruyalım.” 

 

Tütün ve sigara bağımlılığı 

Tütün ve sigara tüketimi en yaygın bağımlılık çeşididir. Tütün sigara dışında pipo, puro ve nargile olarak da kullanılıyor. Kıyılmış tütün çok ince bir kağıda sarılarak rulo olarak sarılır ve sigara olur ve ayrıca sigara içinde bulunan nikotin sayesinde bağımlılık yapar.

Sigaranın zararları 

Sigarayı kullananlar öncelikle özentilik, kendini kanıtlama, kendini sigarayı içerek yüceltme çabasıyla, dertleri giderme isteği , arkadaşları tarafından gruba dahil edilme çabasıyla ve kendini gösterme adına sigaraya başlanır.

Sigaranın zararları şunlardır:

*Sigaranın içinde 4000’den fazla zararlı madde bulunmaktadır.

*İnsan sağlığını kesinlikle bozar

* Hayatımızı daha çabuk kaybetmemize yol açar

*Sigara vücudumuza hangi maddelerle zarar verir.

1-Nikotin              2- Karbonmonoksit            3- Katran

4-Amonyak          5-Formaldehit

*Nikotin bağımlılığa yol açar.

*Tansiyonu yükseltir.

*Damarlarımızı tıkar.

*Refleksleri yavaşlatır.

*Kanı pıhtılaştıran faktörleri azaltır.

*Kanımızdaki  laktik asit,  yağı ve glikozu arttırır.

*Boğazı tahriş eder ve öksürmemize sebep olur.

*Karbonmonoksit  kalpteki ve beyindeki damarlara zarar verir.

*Kanda hemoglobinin bulundurduğu oksijen ile yerlerini transfer ederek hücrelere giden oksijeni azaltır ve kalbin daha hızlı çalışmasına neden olur, nefes sıklaşır daha sonrada kalp yetmezliği, amfizem gibi hastalıklara yol açar.

*Katran, Bronş mukozasının tüysü yapısını bozarak solunum yoluna zarar verir.

*Ayrıca katran boğaz, ağız içi ve akciğerde kanser hastalıklarına neden olur

*Sigaranın neden olduğu hastalıklar;

1- Bronşit          2- Astım      3-Amfizem      4- Koroner kalp hastalığı       5- Akciğer kanseri

*Damar Sertliği  ortaya çıkar.

*Kalp krizi ortaya çıkar.

*Sindirim sistemimizi tümüyle bozar.

*Mide kanaması riskini artırır.

*Erkek ve kadının üreme organının zarar görmesine neden olur.

*Kadınlar için menopoza 10 yıl daha erken girmelerine neden olur.

*Gebelerde oksijen ve besin yetmezliği bebekler için ortaya çıkar bu nedenle bebek düşük doğum yada ölü doğabilir.Bebeklerde ölü doğmasa bile ilerde hiperaktiflik veya zeka geriliği ortaya çıkar.

*Sigara cildi bozar ve cilt kanserliğine yol açar.

*Ömrü kısaltır ve yaşam kalitesini düşürür.

*Yasalarımıza göre 4207. yasada sigara reklamları yasaklanmıştır.

Pasif içicilik ve zararları

Sigara kullanmadığı halde bolca sigara içilen ortamda bulunan bir kişi “Pasif İçici”

olmaktadır. Sigara içilen ortamda ana ve yan akım dumanları karışır. Ana akım dumanı sigarayı içen kişinin dışarıya saldığı dumandır. Yan akım dumanı ise sigaranın tütününün direkt olarak yanmasıyla ortaya çıkan dumandır. Yan akım dumanı içicinin akciğer ve solunum yollarından geçmediği için üzerinde bolca zararlı bileşimler yada zararlı maddeler vardır. Pasif içicilere en az zarar veren bu dumandır. Bunlar yüzünden sigara içen kişiden daha fazla sigarayı içmeyen kişi zarar görür. Pasif içicilerin bu nedenden ötürü bronşit, hatta akciğer kanserine kadar zarar görebilir.

Pasif içicilik en çok bebek ve çocuklara zarar vermektedir. Bu çocuklarda çeşitli akciğer hastalıkları ve astım sık görülür. Pasif içici çocukların  akciğer kanseri olma riskleri daha yüksektir. Ayrıca çocukların büyüyünce sigara tiryakisi olma olasılığı pasif içici olmayanlardan daha fazladır.

Sigarayı Bırakma ve Tedavi Olma 

Sağlıksız olan sigarayı vücudumuza zararlı olduğu için içmemeli ve içilen ortamda da bulunulmamalıdır. Sigara içmeyen kişi sigara içen kişiyi uyararak korunmalıdır. Büyüklerin küçük bireylerin yanında sigara içmemeli ve onlara kötü örnek olmamalıdırlar. Sigarayı bırakmak zordur. Bırakmaya çalışan kişi önce ” ben sigarayı bırakabilirim demeli” daha sonrasında kendi alanlara yönlendirmeli örneğin; (spor- müzik aletleri- el sanatları vb.) alışkanlığını tümüyle yok etmeye çalışmalıdır.

Sigarayı içtiğiniz sürece vücudunuz zarar görmeye devam edecektir. Sigara içen kişiye zaman zaman tedaviden bahsedilmelidir ama asla zorlanmamalıdır. Çünkü; Sigara içen kişinin tedaviye kendi hür iradesiyle girmesi lazımdır başkalarının zorlamasıyla tedavi olumsuz yönde etki eder. 171’i arayarak tedavi hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Sigarayı kullanmak dünyanın en büyük hastalıklarındandır. Bedelleri çok ağır olabilir. Çalışan bir kişinin iş kabına hatta ölümüne neden olabilir.

Alkol ve Etkileri Nelerdir ?

Alkol bağımlılığı sağlığı tehdit eden en büyük etkenlerdendir. Alkol bağımlılığına  “Alkolizm” denir. Alkol fen ve bazı bilim dallarına da kullanılır. Alkolün içki üretiminde de yeri vardır. Metil ve etil en çok kullanılan alkol çeşitleridir. Metil alkol odun ve şeker parçalarından elde edilir. Yakıcı etkisi çok küçüktür ayrıca zehirli bir maddedir içilemez. Eğer içilirse kısa bir sürede kana karışarak sinir sistemine ve beyine zarar verir. Etil alkolden daha fazla zarar verir. Etil alkol arpa ve üzüm gibi karbonhidrat bakımından zengin olan besinleri mayalayarak elde edilir. Körlüğe neden olabilir ancak etkisi metile göre daha azdır uzun süre kullanıldığında körlük ortaya çıkar. Alkol içildiğinde hızla kana karışır ve bağırsakları ve ciğeri  yakar bu olay esnasında bağırsaklar büzülür ve ciğer yanar. Bunun sonucunda ortaya ısı çıkar. Alkol bağırsaklardan dışarı atıldığı sırada vücut çok su kaybeder. Alkol alan kişi alınılan doza göre öfke, neşe, terleme zehirlenme ve ağlama nöbetleri geçirebilir. Alkolün asıl zararları çok uzun süre kullanıldığında çıkar. Alkol sindirim sistemine ve merkezine artı olarak ruh sağlığına da zarar verir.

Alkolün karaciğere etkileri :

Karaciğerin alkolü vücuttan atılmasında büyük rol oynar. Alkolün karaciğere çok fazla zararı vardır. Uzun süre alkol tüketildiğinde karaciğerin etrafını yağ kaplamaya başlar bir süre sonra karaciğere yağ hücreleri yer almaya başlar bu organda sert bir yağ dokusu oluşur. Karaciğer bu durumda görevlerini yerine getiremez ve siroz hastalığı ortaya çıkar. Alkol alındığı sürece siroz hastalığının ortaya çıkması muhteremdir.

Alkolün ruh sağlığına zararları :

Alkol merkezi sinir sistemine yaptığı tepkilerle vücut alkole bağımlı olur. Bu durumda kişide olumsuz davranışlar gözlemlenir.Ruhsal bozukluk ortaya çıkar. Alkolün etkilerinden dolayı tedirginlik, içe dönüklük ve benmerkezcilik ortaya çıkar. Alkolün etkisiyle kişiler normalde yapmayacakları şeyleri yaparlar. Alkol geçici olarak insana gereksiz bir güven verir. Örneğin: Aşırı hızda araba kullanma. Kişi normalde aşırı hızlı araba kullanmazken alkolün  etkisi altındayken durumlar değişir.

Uyuşturucu madde bağımlılığı ve etkileri: 

Bağımlı insanlara zararları belirtildiği halde daha fazla madde tüketmektedirler. Bunun nedeni maddenin vücut  üzerindeki  ruhsal yada fiziksel yoksunluktur. Maddelerinin yapısından dolayı vücudun merkezi sinir sisteminin farklı yönlerine etki eder. Bunun sonucunda insanın hayal görmesi gibi tuhaf etkiler ortaya çıkar. Uyuşturucu maddeler kişide ruhsal çöküntü, endişe, panik, bilinç kaybı vb. etkiler yaratabilir.

Kişisel özellikler: 

Uyuşturucu madde bağımlılığı genellikle gençlik yıllarında kişilikler belirirken ortaya çıkar. Gençlerin bu dönemde bağımsız bir birey olma isteği nedeniyle ortaya çıkar. Kişisel nitelikler ve bağımlı olabilecek etkenlerdir. Sorumluluktan kaçma isteği macera arama, amaçsızlık vb. nedenlerden dolayı kişi uyuşturucuya başlayabilir.

Çevre faktörler:

Yanlış arkadaş çevresi, bozuk aile yapıları çevresindeki bazı sorunlar nedeniyle kişinin ruh sağlığının bozulması sonucunda zararlı alışkanlıklar edinmeye “çevre faktörleri” denir. Kişi  uyuşturucuyu satın aldığı kişiden daha fazla uyuşturucu almak için çevresindeki arkadaşlarını da  satıcıya götürür. Bu nedenle uyuşturucuya başlayan kişilerden uzak durun. Satıcı arkadaşlarını da getirdiği için bağımlıya daha fazla uyuşturucu verir ve bu kadar uyuşturucuyu ne yapacağını bilemeyen bağımlı elindeki uyuşturucuyu satmaya başlar ve satıcı olur. Bu da çevre etkenlerinden biridir.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.